Hüznü Bilen Komedyen Gürgen Öz

Berin Yavuzlar

Berin Yavuzlar Kuraldışı Dergi için konuştu

“Komedyenler hüznü ve acıyı çok iyi bilirler” diyor başarılı oyuncu Gürgen Öz. Ona göre palyaço, gözündeki bir damla gözyaşı sayesinde komedi yapabilir çünkü komedi aslında bir meydan okuyuştur. Gürgen Öz’le komedi üzerine…

Komedyen kime denir? Komedyen kelimesinin altını kim gerçek anlamda doldurur?
Komedyen aslında dramayı da komediyi de bilen, hisseden, hayatın içinde her ikisini de kendinde fark edebilen oyuncuya verilen addır. Çünkü hayatta, içinde gerçek anlamda dramatik bir an, trajik bir durum bulundurmayan hiçbir şey komik olamaz. Komedi bu durumlara, hayatın absürdlüğüne, trajik ve hüzünlü yönüne bir meydan okuyuş ya da onunla eğlenebilmek, ona farklı bakabilmek, yaklaşabilmektir. Trajik olaylara farklı bir açıdan baktığımızda, güle de biliriz gayet rahat. Hayatı çok ciddiye almakla ilgili bir eleştiridir komedi ve de her komedyen hüzün nedir gayet iyi bilir… O hüzün sayesinde komedi yapabilir. Bu yüzden palyaçonun bir gözünde gözyaşı vardır. Bu bir sembol… Bu derinlikte düşünmeyen, olaya böyle yaklaşmayan, oyun sistematiği bilmeyen kimse ise sadece “komik” dediğimiz adam. Komedi yapmakla komiklik yapmak arasında çok ciddi fark var.

Komedinin esası neye dayanıyor?
Bence hayatın çelişkisini, zıtlıklarını görmeye, onları iyi okumaya dayanıyor.

Komedyenlik stresli bir iş mi?
Çok eğlenceli ve şartlara göre stresli bir iş. Sizden bağımsız şartlar nedeniyle enerjinizi tam yansıtamazsanız “güldüremedi” oluyorsunuz ve size o kadar zaman gülmüş insanlar hemen yargıya varmakta ya da eleştirmekte çok acımasız oluyorlar. Bir nevi ip üstünde yürüyorsunuz yani…

İnsanlar en çok nelere gülüyor?
Kendilerine. Hayatta karşılığı olan durumlara… Çok önem verdiğimiz ama aslında bazen saçma olan yaşam detaylarına…

Komedinin bir sınırı var mı?
Zamanlama denen metodik, teknik bir sınırı var. O oranı bir saniye geçseniz bazen çok iyi bir espriyi bile seyirciye hissettiremeyebiliyorsunuz. Ama düşünsel anlamda da bir sınırı ya da belli biçime sokma hali var elbette.

“Kadınlar ve komedi” gibi bir başlığın altına neler yazardınız? Kadın ve erkek komedyenlerin bakış açıları, yaklaşımları farklı mıdır?
Komedi komedidir. Kadın ve erkeğe göre algılamaları, ifade etme biçimleri kendi hassasiyetlerine, bakış açılarına ve dillerine göre değişebilir ama durumlar durumlardır. Komedi de komedidir; değişmez. Üsluplar değişir sadece.

Özellikle başarılı bulduğunuz komedyenler kimler?
Binnur Kaya ve Engin Günaydın. Ama az önce söylediğim gibi onlar elbette aynı zamanda çok da başarılı birer oyuncu.

Siz kendinizi komedyen olarak mı tanımlıyorsunuz, oyuncu olarak mı?
Bence ikisi iç içe. Sonuçta şöyle diyelim; ben komedi yapabilen bir oyuncuyum, artı olarak da tamamen kendime has bir yaklaşımım var komediye. Bir espri tarzım, olayları anlatış biçimim var ve seyirci bunu biliyor.

Komedi adına nelerle besleniyorsunuz?
Kendimle, insanlarla, hayatla, dünyayla besleniyorum ben.

Komedinin insana yapıştığı oluyor mu? Bir dramada oynamanız için teklif geliyor mu örneğin, yoksa bu bir tercih mi?
Türkiye’de bir komedyeni dramada oynatmak isteyen ve bunu gören yapımcı, yönetmen sayısı çok çok az. O insanlarla yolum henüz kesişmedi. Bence daha zamanı var…

Hayatta oynamaktan en çok zevk aldığınız projeler hangileri?
Makina programı… Havva Durumu adlı filmim ve Romantik Komedi adlı son filmimde oynamaktan çok keyif aldım çünkü istediğimi yapmakta özgürdüm ve doğru, kaliteli, vizyonlu işlerdi.

Keşke oynamasaydım dediğiniz bir rol peki?
Şu an yok…

Komik olmak ya da olmamak… Gerisini tamamlar mısınız?
Hayata beraber gülebiliyor musun ona bak.

Bir gün güldürememe fikri nasıl geliyor?
Ben özel hayatımda samimiyetle eğlendiğim sürece gülerim ve güldürürüm, en önemlisi bu. Bence o zaman seyirciyle ilgili de aynı şey gerçekleşir. Yeter ki isteyeyim, yeter ki doğru senaryolar, ekipler olsun… Gerisi boş! Hayat boyu komedyen olayım ve bu konumu asla bırakmayayım gibi dertlerim yok.

Hayat kötü gidiyorken güldürmek zor mu? Yoksa şov her zaman devam mı ediyor?
Hayat zor gidiyorken olaylara gülmek bazen daha kolay. Şov hep devam eder ama şükür ki şu ana kadar özel hayattan kaynaklanan çok çok zorlandığım bir şey yaşamadım.

‘Komedyenler aslında mutsuz insanlardır’ derler. Bunda doğruluk payı var mı?
Hüznü ve acıyı çok iyi bilirler diyelim.

Özel hayatınızda insanlar -en azından yeni tanıştığınız insanlar- sizden sürekli espri yapmanızı bekliyor mu?
Çoğu zaman bekliyorlar. Sıkıcı…

Kadınlar kendilerini güldürebilen erkeklerden hoşlanır. Siz bunun avantajını gördünüz mü?
Elbette… Güldürebilmek iyi bir iletişim sağlıyor. Sonuçta herkes eğlenmeyi sever.

Sizi en çok ne güldürür?
Kendi yaptığım saçmalıklar…

Sizinle bu anlamda aynı frekansı tutturamayan biri hayatınıza girebilir mi?
Hayatta çoğu şeyin kesinliği yok. Bunu şu yaşımda anladım artık. Hayatta her şey olabilir…

Komediye dair bir film, oyun, söz ya da hikâye var mı anlatmak isteyeceğiniz?
Kendini çok önemli sanan ve çok ciddiye alan, insanları hor gören bir adam burnu havada kasıla kasıla yürürken önündeki ufak taşı görmez ve o insanların gözü önünde yere düşer… İşte size hayattan yeterince tezat, komik ve çok trajik bir durum. Ben de böyle adamları oynamayı, onların hikâyelerini anlatmayı çok seviyorum.

berin@istanbul.com

Kendi planlarına göre astronot, babasına göre bilgisayar mühendisi olacaktı.
İkisinin de yakınından bile geçmedi.

Önce azıcık İspanyol Dili ve Edebiyatı okudu, sonra soluğu Mimar Sinan’da aldı, seramik okudu. O aralar yazmaktan ve okumaktan anladığı çıktı ortaya. Üniversiteyle birlikte çeşitli dergilere çeviri, derleme, editörlük derken önce Discovery Channel, ardından National Geographic dergisinde çalıştı. Sonra soluğu Marie Claire’de aldı. Orada da yazdı, çizdi, bol bol röportaj yaptı, sanat yönetmenliği ve moda editörlüğüne girişti.

Bugünlerde serbest gazetecilik yapıyor, bir internet portalını idare ediyor ve ucundan kıyısından sanat yönetmenliğine devam ediyor.

 

berin.yavuzlar@gmail.com

Yorum Yap