İlişki Koçluğu

Saim Koç

İlişkiler koçu denince akla hemen, farkına varmadan (belki de vararak) ilişkiye atılan kördüğümü çözecek kişi geliyor. Yani koçluk bir anlamda kördüğüm çözme uzmanlığı. Bu yaygın (yanlış) algılayış randevu alıp görüşmeye gelen kişilerde bile olabiliyor; çözemedikleri sorunlarının çözümünü bekliyorlar.

Kendi yarattığımız sorunların çözümünü dışarıda arama anlayışı hayatımızın her alanına sinmiş durumda. Hastalığı yaratıp tedaviyi doktordan bekliyoruz. Sağlığının sorumluluğunu almayan kişinin iyileşmesinin sorumluluğunu alması tabii ki beklenemez.

İlişkiler alanı da bu anlayıştan nasibini alıyor. Koçluk desteğine ihtiyaç duyan çiftler genellikle ilişkilerinin tıkanma nedeni olarak partnerlerini görüyorlar ve düzeltme sorumluluğunu da partnerlerine yüklüyorlar. Koçtan bekledikleri ise, sorunun ya da sorunların sorumlusu olan partnerlerine bu gerçeği göstermeleri. Daha açık bir ifadeyle, partnerlerine, sen haksızsın, kendilerine de, sen haklısın, denmesi. Haklı haksız kısırdöngüsü içine sıkışmış bir tartışmanın götüreceği yer ise her zaman mutsuzluk oluyor.

Çözüm, haklıyı haksızı ayırarak bulunabilseydi eğer etrafımızda bize hak veren yakınlarımızın öğütleri sorunlarımızın üstesinden gelmemiz için yeterli olurdu.
Bize hak verilmesi kısa bir süre için kendimizi iyi hissettirse de sorunlarımızı daha da büyütmekten başka bir işe yaramıyor.

İlişkiler içinde ortaya çıkan sorunlardan öylesine etkilenebiliyoruz ki, aklımız haklı çıkararak bizi rahatlatmak için her türlü hünerini gösteriyor. Atladığımız ise, partnerimizin de benzer bir anlayış ve ruh hali içinde olduğu. Her iki taraf da, sorunun sorumlusu ben değilsem, çözümün de sorumlusu ben değilim, yaklaşımıyla sorunlarına çözüm arıyor. Bütün enerjilerini, bu “gerçeği” (sorun sende olduğuna göre çözümü de sende, anlayışını) birbirlerine kabul ettirebilmek için harcıyorlar. Yorgunluktan bitap düştükleri bir noktada bir “bilene” danışma ihtiyacı duyuyorlar. Danıştıkları kişiden bekledikleri, partnerlerine kendi gösteremedikleri gerçekleri göstermesi.

İlişkiler, hiçbir koçun çözüm önerisi üretebilmesine imkân tanımayacağı kadar özgündür. Koç sadece ilişkinizdeki sorunlarınızı nasıl ele alacağınıza dair bir bakış açısı sunabilir. Eğer bu anlayışı benimser ve uygularsanız mevcut sorunlarınızı aşmakla kalmaz, gelecekte yaşayacağınız sorunlarınıza da sağlıklı çözümler üretebilecek bir beceriye sahip olursunuz. Bilinen bir örnekle, balık yemek için geldiğiniz yerden balık tutmayı öğrenerek ayrılırsınız.

İlişkiler alanında yaşadığımız sorunlar ve bunlara yaklaşımımız, kendimizi tanımamız ve geliştirmemiz açısından inanılmaz bir fırsattır. İlişkimiz, kendi hakkımızda en net fikirlere sahip olabileceğimiz bir alandır, adeta kendimizi görebileceğimiz bir aynadır.

Sevgiyle kalın.

saim@kuraldisi.com

2015 tarihinde kuraldışı dergide yayınlanmıştır.

saim koc

10 Haziran 1946 doğumlu Saim Koç, Ege Üniversitesi’nde iktisat eğitimi aldı. Bir süre gazetecilik yaptı. Değişik yayınlarda ekonomi üzerine yazıları çıktı. Yine aynı alanda konferans ve seminerler verdi.

1994 yılından itibaren Nil Gün’le birlikte bireylere ve kurumlara bireysel gelişim eğitimleri vermeye başladı.

Aynı yıl yine Nil Gün’le birlikte bireysel gelişim ve psikoloji ağırlıklı kitaplar yayımlayan Kuraldışı Yayınları’nı;

1995 yılında araştırma, inceleme ve tarih türlerinde kitaplar yayımlayan Aykırı Yayınlarını;

2006 yılında, edebiyat türünde kitaplar yayımlayan Hitkitap’ı kurdu.

Özsaygı – Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın, İletişimde Ustalaşmak ve Beyaz Atlı Kurbağalar adlı kitapların yazarı olan Koç, uzmanlık alanı olan iletişim ve ilişkiler konusunda Koçluk da yapmaktadır.

Halen Eğitmenliğinin ve Koçluğunun yanı sıra Aykırı Yayınları ile Hitkitap’ın Yayın Yönetmeliğini de sürdürmektedir.

Yorum Yap