İşyerinde Tasarrufun Önemi

Dr. Volkan Demir

İnsan bir defa inandığı bir çaba içerisine girince daha fazla bilgiye ve hedefi doğrultusunda daha fazla katkı sağlayabileceği alternatif çözümlere yöneliyor. Tasarruf konusundaki gelişimimi gördükçe motivasyonum daha da artıyor, manevi ve maddi bakımdan haz aldığım eylemleri daha istekli bir şekilde gerçekleştirebiliyorum. Etrafımdakilerle daha fazla bilgi paylaşabiliyorum. İsraf etmemeyi, doğayı sevmeyi ve korumayı herkesin başarabileceğine inanarak, bu ayki yazımın konusunu teşkil eden işyerlerinde tasarrufu nasıl yönetebileceğimize dair bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum

İsraftan hepimiz kaçınmalıyız çünkü bu, doğaya karşı başlıca sorumluluklarımızdan biri. Ev ve işyerlerinde akıtılan suyun her üç dakikası, bir kilovat saat enerji demek. Damlayan bir musluktan boşa akan su ise yılda bir tona eşit. Yeniden değerlendirilen bir ton ofis kâğıdı ise yaklaşık 1500 litre petrol tasarrufu ve büyük miktarda sera gazının atmosfere salınmaması anlamına geliyor. Evvelki yazılarımda paylaştığım rakamlar işin boyutunun ne ölçülere vardığını ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu yazımda işyeri ortamında bireysel veya toplu halde neler yapmamız gerektiği konusuna değinmek istiyorum.

Öncelikle aydınlatma: Tasarruflu ampuller takamayacağımız gelişmiş sistemler mevcut olduğundan mümkün olduğunca gün ışığından faydalanıp çok zorunlu olmadıkça ışıklandırma sistemini kullanmayabiliriz. Özellikle ortak kullanım alanlarında açık bırakılan lambalar yüzlerce kilovat saat enerji kaybı demek. Tuvaletler, toplantı odaları, koridorlar ve diğer kullanım alanlarındaki ışıkları mümkün olduğunca gereksiz yere kullanmamalıyız.

SAYFA-BOLUMU

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Finlandiya şubesinin 1999 yılında başlatmış olduğu Yeşil Ofis Programı, şirketlerin ofisteki kaynak kullanımını sistematik biçimde değerlendirerek olası tasarruf ölçütlerini belirlemektedir. Bu çalışmanın amaçlarından birisi şirketlerin hem enerji tüketimlerini azaltmak, hem de enerji masraflarında tasarruf etmelerini sağlamaktır. Bireysel kullanımınızın geliştiği durumlarda tüm çalışanlar birlikte hareket ederek bu tip programları şirketinizde uygulamaya koyabilirsiniz. Örneğin çalışanların tümü gereksiz yere pencereleri açmamayı ilke edinir de ortak bir birliktelik sağlanırsa, binanın yalıtımı ve bakımıyla ilgili şirketinizin bu tür bir politika benimsemesini sağlayabilirsiniz. Bilgisayarlarınızı uzun aralıklarla kullanmayacaksanız kapatmayı tercih edebilirsiniz. Kâğıt tüketimini müsvedde kâğıtları kullanarak azaltabilirsiniz, tüm ofis malzemelerini sonuna kadar kullanıp ziyan etmekten kaçınabilirsiniz. Klimaları gerektiği kadar kullanıp gereksiz yere çalışmalarını engelleyebilirsiniz. Geri dönüşümlü kâğıtlar kullanıp belediyenizden geri dönüşüm kutuları talep edebilirsiniz.

Şirketlerin büyüklüğü ne olursa olsun en büyük gider kalemlerinden biri enerji kullanımıdır. Çevre dostu tüketim kararları alan bir şirket faturalarında %30’luk bir tasarruf elde edebilir ki bu önemli bir orandır. Plastik tabak, çatal vs. kullanımını azaltarak, tek merkezli kopyalama ve diğer servis hizmetleri vererek, doğaya en az zararı olan malzemeler kullanarak israf engellenebilir, tasarruf edilebilir.

Ev ve ofis ortamında yapılmasını ısrarla vurguladığımız tasarruf, hepimizin ortağı olduğu dünyamızın kaynaklarını daha etkin ve sürdürülebilir biçimde kullanmamız için oldukça önemlidir. Şirketler için gelir gider dengesi çok önemlidir. Şirketler ve çalışanları yapacakları tasarrufla şirket giderlerini azaltarak gelirlerinin artış göstermesini sağlayacaklardır. Bu çabalar sayesinde kurulacak ortak bilinç ile de şirketin çalışanlarına daha iyi imkanlar oluşturması için hem kaynak hem de motivasyon ortamı sağlanmış olacaktır. Artık tasarruf zamanı; doğaya ve yarınlarımıza güzel bir miras bırakmak için tek başına yaptığımız en ufak tasarrufun bile önemini hatırlayıp israftan kaçınalım. Bu güzel dünya hepimizin, gelin onu beraber koruyalım.

 

Ankara doğumlu, İlköğrenimini Ankara, ortaöğrenimini Balıkesir’de tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Deniz koruma, Denizel ekosistem, Deniz kirliliği, Özel Çevre Koruma Bölgeleri konularında çalışmalar ve araştırmalar yaptı. Türkiye’nin tüm denizlerinde ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katıldı. Halen aynı kurumda çalışmaya devam etmektedir. Bilimsel ve sportif çalışmalarının yanı sıra Çevre Koruma, Deniz Kazaları, Denizde Arama Kurtarma ve Deniz temalı sosyal çalışmalar gerçekleştiren kurumlara danışmanlık yapmakta, yine bu kurumlar için çeşitli seminer ve sunumlar gerçekleştirmektedir.

Yorum Yap