Karbon Ayak İzi

Dr. Volkan Demir

Günlük yaşamımızda, gıda tüketim biçimimiz, ulaşım, evde ve işyerlerimizde kullandığımız ısıtma, soğutma gibi enerji tüketen her türlü faaliyetimiz ve kullandığımız tüm ürünler doğada bir iz bırakıyor. Aldığımız her ürün veya gerçekleştirdiğimiz her faaliyet için gerekli olan enerjinin üretilmesi sırasında atmosfere salınan karbon gazı Karbon Ayak İzi olarak tanımlanmıştır. Başka bir ifade ile birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Genellikle ton veya metreküp karbondioksit cinsinden ölçülür; enerji tüketen her türlü kurum ve birey için hesaplanabilir. İnsan türü olarak parçası olduğumuz doğaya etkilerimiz ne yazık ki gittikçe daha olumsuz ve yok edici bir hal almaktadır. Tükettiğimiz her şey aslında enerji ve kaynak harcanarak elde edilir. Tasarruf yapan bireyler olsak bile günlük tüketimimiz ve farkında olmadan yaptığımız birçok faaliyet dünyamız için tehlike oluşturmaktadır.

Karbon ayak izi iki parçadan oluşur: doğrudan/birincil ayak izi ve dolaylı/ikincil ayak izi. Birincil ayak izi: Evsel enerji tüketimi ve ulaşım dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan karbon salınımının ölçüsüdür. İkincil ayak izi: Kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı karbon salınımının ölçüsüdür. Kullandığınız her araç, gereksiz enerji israfı, geri dönüşümden uzak durmak başlıca tehlikeler arasında. Ayrıca tükettiğiniz gıda ve diğer eşyaların üretimi, taşınması ve saklanması sırasında yüksek emisyon oranlarına erişmesi yine tehlike arz etmektedir. Daha bilinçli kullanıcı ve tüketiciler olarak doğaya bıraktığımız bu negatif etkiyi azaltmak mümkün.

Tasarruf etme konusunda tecrübeli bireyler olarak ihtiyacımız kadarını tüketmenin önemini kavramıştık. Bunlara ek olarak biraz daha çaba ile karbon ayak izimizi düşürebiliriz. Mümkün olduğunca yakın mesafeleri yürüyerek, mümkünse bisiklet kullanarak, illa ki araç kullanılacaksak paylaşarak ya da toplu taşıma araçlarını kullanarak tasarruf sağlanabilir. Doğada bozunmayan ambalaj malzemelerinden kaçınarak, ambalajsız tüketilebilecek ürünlerin ambalaj kullanmadan tüketilmesi, bitkisel ve hayvansal artıkların çöpe atılması yerine bahçede ya da parklarda tabii gübre olarak kullanılması ve özellikle geriye dönüşüm konusuna özen gösterilmesi karbon ayak izini küçültür. Elektrik tüketimini azaltmak için tasarruflu ev aletleri kullanarak, ısınma için yalıtım yaparak ve gereksiz kullanımdan kaçınarak avantaj sağlanabilir. Buraya kadar anlattıklarımız birincil ayak izimizi azaltmak için yapmamız gerekenlerdi, şimdi ikincil yani dolaylı ayak izimizi azaltmak için yapmamız gerenler nedir onlara bakalım. Öncelikle bilinçli tüketici olmanın önemini kavramalıyız. Bir şeyler satın aldığımız zaman, bu ürünlerin nerelerde üretildiğini ve üretimde hangi maddelerin kullanıldığını göz önüne almamız gerekiyor. İmalat ya da nakliyesinde yüksek emisyona sahip olan ürünlerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekiyor. Uzak mesafelerde üretilen her şeyden kaçının, mümkün olduğunca yerel ürünler tüketin. Kırmızı et tüketiminizi azaltın. Gereksiz yere çok ufak veya fazla ambalajlanmamış ürünlerden uzak durun, unutmayın en ufak katkınız bile ayak izinizi azaltacaktır.

İnsanoğlu ne yazık ki doğanın bir parçası olduğunu unutarak doğaya zarar veren faaliyetlerini her geçen gün arttırmaktadır. Oysaki doğal süreçler ve döngülerin herhangi birindeki bozulma veya yok olma, insan türünün de devamını olumsuz etkileyecek süreçlerin yaşanmasına neden olabilir. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın http://ekolojikayakizim.org/ adlı sitesine girip ayak izinizin derinliğini ölçerek bu olumsuz etkilerin azaltılması için neler yapabilirsiniz öğrenebilirsiniz. Çok vaktinizi almayacak ufak değişiklikler ile büyük farklar yaratabilirsiniz. Ayrıca bu alacağınız önlemler size maddi açıdan da avantaj sağlayacak, para tasarrufu da etmiş olacaksınız. Dünya üzerindeki artan nüfusumuz ve teknolojinin gelişimi ile artan etkilerimiz ile doğamızı korumamız için ince hesaplar yapma vakti geldi. Gelin ayak izimizi hep beraber azaltalım.

Ankara doğumlu, İlköğrenimini Ankara, ortaöğrenimini Balıkesir’de tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Deniz koruma, Denizel ekosistem, Deniz kirliliği, Özel Çevre Koruma Bölgeleri konularında çalışmalar ve araştırmalar yaptı. Türkiye’nin tüm denizlerinde ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katıldı. Halen aynı kurumda çalışmaya devam etmektedir. Bilimsel ve sportif çalışmalarının yanı sıra Çevre Koruma, Deniz Kazaları, Denizde Arama Kurtarma ve Deniz temalı sosyal çalışmalar gerçekleştiren kurumlara danışmanlık yapmakta, yine bu kurumlar için çeşitli seminer ve sunumlar gerçekleştirmektedir.

Yorum Yap