Bireysel Gelişim/Kişisel Gelişim

Mavi Çiçek

Kimimiz bir rüya gördü, peşine takıldı, kimimiz bir kahkahanın ardından adımını attı. Her ne olduysa iyi oldu, güzel oldu. Tazelik dolu, renkli çiçeklerin içinden güle oynaya giderken, bir baktık yol karışmaya başladı, dalların arasından aydınlık görünmez oldu. Kimimiz daha fazla uzaklaşmak istemedi geri döndü, kimimiz karanlıkta yolunu bulamayacağını düşündü, ilerlemedi, kimimiz ise ne olursa olsun […]

Serbest Kürsü

Bu ay, ailece çıktığımız Bodrum tatilinde, zihnime serbest kürsü yaptırdım. Her duyguya ve düşünceye söz hakkı tanıdım. Hiçbirine tutunmamaya ve takılmamaya çalıştım, tatilin keyfinden mahrum kalmamak adına. Ve keşfettim ki birçok konu gibi “bireysel gelişim” de bıçak sırtına yerleşebiliyor. Farkındalıktan uzak yaşamak sarkacımın bir ucuysa “gelişiyorum” adı altında “kendimi didikleyişlerim” de sarkacımın diğer ucu. Ancak […]

Yol Defteri

Yaza yazılmış bir yazı elbette ki bir yolculuk barındırır içinde yerleşik hayattan; keşfedilesi yeni sokaklara, yeni kültürlere doğrudur bu yolculuk. Ruh da gezgin hali sever ve her adımda, baktığı her yerde Kaynağı görürse, bu yolculuk bir cennet bahçesine döner. Temmuz ayı bol adımlı bir ay oldu; durmadan arşınladığım sokaklardan, her adımda ruhumun katmanlarından bahsetmek var […]

Çikolatamı İsteme Benden

Geldi yaz ayları, yeniden başladı zayıflama çılgınlığı! Hoş artık yaz, kış, kadın, erkek demeden devam eden bir beden takıntısı var!  “Benim yağ oranım ideal seviyede; spor salonunun fatihiyim; kas oranım şahane; hadi sen de bizimle girsene rejime” muhabbetlerinden gına geldiğini söylesem yeridir. Bu durumda benim kilom tepkisel mi?! Hiçbirimizin, birbirimizden farkı yok! Ne zaman bir […]

Küçücük Omuzlarda Koskocaman Bir Dağ

Bir dağa çıkıyorum; hedefimde zirve. Nefes nefese… Bembeyaz bir martı var süzülüyor masmavi gökyüzünde; görmüyorum. Yemyeşil ağaçların üstünde bülbüller bir şarkı tutturmuş; duymuyorum. Baharın kendisini yaza bıraktığı bir sabahta sımsıcak bir güneş var; hissetmiyorum. Mış gibi yapmalarım var… Görüyormuş, duyuyormuş, hissediyormuş, keyifleniyormuş gibi yapıyorum. Bedenim, kıpkırmızı güneşe inat buz gibi. Yoksa kalbim mi buz tutmuş? […]

Güle Güle Öfke

Hayatımda hoşuma gitmeyen yaşam deneyimimi sordunuz yanlış anlamadıysam. Cevap veriyorum. Hayatımda hoşuma gitmeyen yaşam deneyimlerinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci… sırasında eşime karşı olan öfke kontrol sorunumun yarattığı kalp kırgınlıkları var. Bu durumun ortaya çıkması için ne mi yaptım? Cevap veriyorum. Onu ilahlaştırdım, mükemmellik kraliçesi yaptım onu. Çünkü ben ancak mükemmeli seçer, ancak mükemmelle birlikte […]

Mükemmeliyetçilik Mi? Benden Uzak Dursun!

Hani en iyi özelliğim mükemmeliyetçi olmam diye böbürlenen insanlar vardır ya, işte ben de yıllarca mükemmeliyetçiliğin iyi bir şey olduğu yanılgısıyla yaşayanlardandım. Bir işi yapıyorsan tam yapacaksın! Yoksa hiç yapma daha iyi tavrı takınanlardandım. Meğer hem kendime hem başkalarına ne kadar yorucu davranmışım. Fark etmem, idrak etmem, kabul etmem, değişim yönünde adım atmam maalesef uzun […]

Oldum Havası

Beni en zorlayan insanlar ‘‘Oldum Havası’’ çalanlar… Bu insanlar adeta insanlığa hizmet için yaratılmışlardır! Nasıl olunmaması gerektiğine dair eşsiz birer örnektirler! İşin trajik yanı da çoğunlukla ‘‘Oldum Havası’’ çaldıklarının farkında bile değildirler. Nasıl mı? Mesela Oldum Havası çalan insan size ‘‘Akıl verme’’ diyerek akıl verir. Ardından ‘‘Şunu şöyle, bunu böyle yap’’ tadında cümleler gelir. Büyük […]

Soru İşaretleri

Sorularım var sorulmamış. Cevaplarımsa yok. Soru yoksa cevap nasıl olsun ki? Sorun yoksa çözüm nasıl olsun ki? Kabul yoksa zihin sorunun varlığını nasıl idrak eder ki? Zihinde bir kavram yoksa zihin onu diğer kavramlarla eşleştirerek çözüm yoluna gidemez ki. O yüzden bu karanlığa gömülü günlerde bir mum yakmak benim elimdeydi. Ben de bir soru seçtim […]

Öfkeliyim

Fark ettim ki tüm düğmelerim öfke ile etkinleşiyor. Her şeye, herkese karşı beni yanardağ gibi her an patlatmaya hazır hassas öfke düğmeleri… Üç boyutlu animasyon filmlerinin çekim aşamasında, perde arkasında şahit olduğumuz, oyuncuların üzerindeki algılayıcı dolu kıyafetler gibi her milimetrekaremde milyonlarca öfke düğmesi… Boşluk yok, öfke yumağıyla sımsıkı örülmüş bir öfke elbisesi. Ama neden? Neden […]

?

Bundan bir kaç yıl öncesi blogumda her ay sonu Z raporları yayınlardım, geçen gün eski raporlara göz atarken mayıs ayına takıldım, bundan iki yıl öncesi, mayıs demiş, gurur ve utanç diye başlık atmışım. Şimdi 2014’teyiz, başlık aynı mı? Kesinlikle! Gördüğüm döngü bir nevi geriden şimdiye doğru bakmamı gerektirdi. 2012 içeriğindeki gurur ve utanç daha küçük […]

Beyaz Atlı Şövalyem

Her kadının bir beyaz atlı şövalyesi vardır. O ilk aşkıdır. Geceler boyu yolunu gözler, iyi geceler öpücüğünü almadan yatmaz, onu her öpüşünde heyecanlanır. Sarılmak için her akşam sabırla pencerede gelişini bekler ve bir kez sarıldı mı dakikalarca bırakmaz. Göğsünde uyuyakalır kimi geceler. Kimi sabahlar onun minicik öpücüğüyle uyanır. Şövalyesi onu karanlıktan, kötülüklerden, hayal kırıklıklarından ve […]

Yaratım Süreci

Son zamanlarda yaratım, yaratıcılık üstüne epey bilgi topluyorum. Yaptığım çalışmalarda rastladığım en temel konu da bu. Ruhun yaratıcı ifadeye duyduğu özlem; ilk telaffuzda bu,  sınırlı bir alan içerisinde, sadece dans, sinema, yazı gibi değerlendiriliyor. Aslında burada görünenin ardında büyük bir mesaj saklı. Altında çeşitli başlıklar var, en temelinde de cesaret! Cesaret, kendi gerçeğimizi bulmanın ve […]

Korkuya Rağmen…

Bazen Ben’e ulaşmak için kendini kendinden kurtarman gerekir… Kendinin kahramanı olman gerektiğini, sana yardım edecek kişinin senden başkası olmadığını bilirsin. Bir yerlerde son noktaya gelmişsindir… Yeniye geçiş yapmak ister, ilk adımı nasıl atacağını bilemezsin. Aslında bilirsin de bilmek istemezsin. Yeniye atacağın adımlar korkutuyordur… Alışık olanı sürdürmek daha kolay geliyordur… Düzeni bozmak istemiyorsundur… Oysa adım attığında […]

Nasılsın?

Bazı insanlarla iletişim zorlayıcı olabiliyor… Bu insanlar duymazlar, sadece işitirler; bakmalarına bile gerek yoktur, zaten her şeyi görürler. Yanlışları yoktur onların, doğru bildikleri tartışmaya açık değildir! Bildiklerini ima ederler. Oysa genellikle bilgi değil fikir sahibidirler. Anladıklarını zannederler. Oysa ne soru vardır ortada ne de verilmiş bir cevap… Sormadan cevapları almışlardır. Haklılıklarından emindirler! Haliyle yorucudurlar… En […]

Teşekkür Ederim

Teşekkür Ederim! Sonsuz güzellikler için, her şeye rağmen güneşin yükselerek, ağaç dallarına ışığını sunduğu için. Teşekkür ederim! Ne olursa olsun bizi sarıp sarmalayan denizin mavisine, küsmeden yağan yağmura… Şükürler Olsun! Mucizelerin her anın içinde olduğu bu yaşama, seçimlere, sorumluluklara… Şükretmenin faydası bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Profesör psikolog Sonja Lyubomirsky her gün şükretmenin hayatımıza şifa getireceğini […]