Permakültür Uygulamalarına Örnekler 2 – Şifalı Ot Spirali, Malç, Yükseltilmiş Yatak, Sıcak Kompost

Dr. Murat Onuk

Merhaba,

Yazın nasıl bittiğini anlayamadan kışın soğuk günleriyle karşı karşıya kalakaldık. Bu yaz her sene muhakkak uğrayarak bir süre kaldığımız yerlerde çeşitli permakültür uygulamaları yapma fırsatı buldum. Size bunları anlatarak tam doyamadığımız yazın anılarını bu soğuk günlerde bir süre daha canlı tutmanın iyi olacağına inanıyorum.

Resim 1c

Resim 1b

Resim 1a

Bu yazın ilk durağı eğitmeni olduğum Siddashram Yoga Merkezi’nin Alanya’da, Dim Çayı’nın tepelerinde bulunan aşramıydı (Resim 1a, 1b, 1c). 2011 yılında eşim Banu’yla Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü’nden Permakültür Tasarım Sertifikası Kursu’nu tamamlayıp sertifikalarımızı aldıktan sonraki ilk durağımız da Siddashram Alanya olmuştu. Çok değerli yoga hocalarımız sevgili Yogi Baba Adnan Çabuk ve eşi Madame Lourdes’e konudan bahsettiğimizde hemen ilgilenip o hafta arınma kampına gelmiş olanlara bir sunum yapmamı istemişlerdi benden. Sonraki senelerde Adnan Çabuk Hocam çok arzu etmesine rağmen aşramda bir uygulama yapmak kısmet olmamıştı. Bu sene Temmuz ayının ilk haftasını yine Siddashram Alanya’da karma yoga, yani arınma kampına katılmak üzere gelenlere hizmet etmek suretiyle hizmet yogası, yaparak geçirdik. Havanın 46 dereceye kadar yükselen sıcaklığına aldırmadan, ilk şifalı ot spirali çalışmama, yere çizdiğim planın üzerine inşaat artığı gaz beton bloklarını kullanarak başladım (Resim 2, 3). Yazık ki zaman yeterli gelmedi ve yapılacak işleri, malzeme listesini, taslak plan çizimini (Resim 4) Hocama, bir sonraki hafta başlayacak eğitmen eğitimi sınavları boyunca yeni eğitmen adaylarına aşrama bir hatıra bırakma fırsatı olarak, bıraktım.

Resim 2

Gitmeden spirale ek olarak, sıcaktan toprağı çatlayıp kavrulan ağaç diplerinin (Resim 5) malçlanması için de bir örnek hazırladım. Toprağın üstünün organik malzeme ile örtülmesi işlemine malçlama diyoruz. Malçlamayı Permakültür’de; toprağın nemini korumak, toprak altındaki organik ve mikrobik yaşamı (bakteriler, mantarlar, böcekler, solucanlar vs.) güneşin zararlı olabilecek UV ışınlarından korumak, ihtiyaç duydukları karanlıkta tutmak, mevcut toprağın rüzgâr ve sudan kaynaklanacak erozyonla yitip gitmesini önlemek ve zamanla malç için kullanılan malzemenin de çürüyerek toprağa eklenmesiyle yeni toprak üretmek amacıyla yapıyoruz. Bu aslında doğanın her yerde, her fırsatta, mevcut her kaynakla yaptığı bir işlem. Doğa açıkta bulduğu her toprak parçasını bir şekilde örtmeye, organik malzeme olarak zenginleştirmeye çalışıyor ki orada biyoçeşitlilik artsın, sürdürülebilir düzeni destekleyecek yeni bir alan yaratılsın.

Resim 3

Siddashram Alanya’da malçlama açısından en büyük sorun çevrede malç malzemesi olarak sadece çam ağaçları bulunması. Çam ağaçlarının iğneleri asidik özellikte olduğundan bunları doğrudan malç, yani toprağın üzerine organik örtü olarak kullanmak doğru olmuyor. Ne yapacağım diye düşünürken yaptığım gözlemde şunu fark ettim: Çam ağaçlarının iğneleri kurudukça yere dökülüyor ve düştükleri yerde birikiyorlar. Yağan yağmurlar bunları sürükleyip görece çukur olan yerlerde biriktiriyor. Çamdan düşen olgun çam kozalakları da yuvarlanıp bu çukurların içine yerleşiyor. Bilirsiniz, çam kozalaklarının içinde çam ağacının tohumları vardır (ki adına çam fıstığı denir ve dolmaların, irmik helvalarının, humusun vazgeçilmez malzemesidir) ve bu tohumların kabukları çok kalın ve serttir. Kanatları açılan ve tohumları ulaşılır hale gelen kozalakların açılan kanatçıklarına çam iğneleri giriyor ve yağmurla ıslanıyor. Kozalağın suyla ve asidik çam iğneleriyle gevşemesi sonucu yerinden sökülen tohum yine çam iğnelerinin bulunduğu yatağa düşüyor. Yağan yağmurlarla çam iğnelerinin asidi tohumun kabuğunu eritiyor ve toprakla buluşan tohum yeni bir çam ağacına can veriyor. Çam iğneleri ve kozalaktan oluşan birikim ise zamanla verimli bir bahçe toprağına dönüşüyor. Bu gözlem sonunda kendi kendime “Malçı sadece çam iğneleriyle değil de kozalakları da katarak yaparsam nasıl olur?” diye sordum. Mademki bu birleşimin oluşturduğu toprakta çam ağacı asitten etkilenmeden filiz verebiliyor, pekâlâ başka bir bitki için de beraber kullanıldıklarında bitkiye zarar vermeyecek bir malç malzemesi olabilirler diye düşündüm.

Resim 4

Tasarladığım yöntemi aşramın girişindeki Mürdüm Eriği ağacının dibinde uyguladım. Ağacın dibindeki sulama amaçlı açılmış geniş çukuru önce bahçeden çıkmış yeşil atıklarla doldurabileceğim kadar doldurdum. Üstüne bulduğum kalın kahverengi karton tabakalarını yayarak bir örtü oluşturdum. Örtünün üstüne önce ormandan topladığım dört leğen dolusu kozalak doldurdum. Onun da üstünü, çukurun alabildiği kadar, çam iğneleriyle örttüm ve güzelce suladım. Bu sistemin sonuçlarını sanırım önümüzdeki baharda göreceğiz (Resim 6). Bakalım çam ormanının altında oluşan o güzelim bahçe toprağının bir benzeri Mürdüm Ağacı’nın altında da oluşacak mı?…

Resim 5

Siddashram’da başlayan şifalı ot spirali deneyimi, takipçisi olduğumuz Merkez Bilgi Alanı Vakfı’nın Isparta’da, Karacaören Baraj Gölü’nün kıyısındaki Çandır köyünde bulunan Reiki Huzur Vadisi Sosyal Tesisleri’nde, Temmuz ayında her sene yapılan 21 günlük Reiki Meditasyonu’na katıldığımız süre içinde, kurmaya başladığımız spiralle devam etti. Bu spirali Reiki Meditasyonu sonrası inziva için tekrar gittiğimde inzivadaki ekip olarak birlikte tamamladık.

Resim 6

Bu yazın son spiral uygulaması ise annem Şennur Onuk’un Ayvalık – Burhaniye arasında bulunan Artur Tatil Sitesi’ndeki evinin arka bahçesinde yığma kiremitle kurduğumuz spiral oldu. Annemin bahçesinin toprağı aşınmış, artık fare kulağı bile yetişmeyen kısmına eni 1.5 metre, yüksekliği 1 metre, uzunluğu ise 6 metre olan yükseltilmiş bir sebze yatağı da kurduk. Bu arada dostum Güngör Kesir’in Kurtköy tarafında satın aldığı 17 dönümlük çiftliğinde bir sıcak kompost uygulaması gerçekleştirdim. Bunlara ait detayları, neyi nasıl yaptığımızı, fotoğraflarıyla birlikte, artık iki haftada bir yazmaya niyetlendiğim yazılarımda paylaşacağım.

Doğayla uyumlu bir yaşama doğru yolunuz kısa ve kolay olsun. Pek yakında tekrar görüşmek üzere…

Dr. Murat Onuk

 

murat onuk1969 yılında Konya, Seydişehir’de doğdu. Elektrik Yüksek Mühendisi ve İşletme Doktorası sahibidir. Uzun yıllar özel sektörde elektrik mühendisliği, enerji üretimi ve yenilenebilir enerji konularında hizmet verdi.

Permakültür Tasarım Sertifikası’nı (PRI PDC) Temmuz 2011’de, PDC Eğitmen Eğitimi’ni ise Kasım 2013’te Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü’nden, Mustafa Fatih Bakır’dan almıştır. Pratik bilgisini geliştirmek amacıyla Ocak-Mart 2014 tarihleri arasında, Avusturalya Permakültür Enstitüsü, Zaytuna Çiftliği’nde Enstitü Başkanı Geoff Lawton gözetiminde staj görerek; PDC Eğitmen Eğitimi, Şehirde Permakültür, Uluslararası Permakültür Projeleri ve Afetlerde İlk Yardım, Toprak Yapısı ve Toprak İşleri eğitimlerini almıştır.

İstanbul’da yaşamakta, yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi konusunda serbest danışman olarak çalışmakta, Permakültür konusunda da danışman ve eğitmen olarak hizmet vermektedir.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Permakültür Uygulamalarına Örnekler 3 – Şifalı Ot Spirali, Malç, Yükseltilmiş Yatak, Sıcak Kompost | Kuraldışı Eğitim & Danışmanlık - […] ait kaba çizimi geçen ayki yazımda paylaşmıştım.Burada dikkat edilmesi gereken husus spiralin çapının 1.5 metreyi […]

Yorum Yap