Takdir Etmenin Hazzı

Saim Koç

takdir-etmenin-hazzi-i

Usta bir sürücü; istese çok hızlı araba kullanabilir ama o son derece yavaş kullanıyor. Trafik kurallarına uygun davranmaya özen gösteriyor, herkese yol veriyor; bu tavrı bazen beni çileden çıkarıyor. Geçenlerde beni şaşırtan bir şey yaptı; otobanda bir arabayla kapıştı. Bu beni yeteri kadar hayrete düşürmüşken ardından bir şok daha yaşattı; yarışı önde götürdüğü halde bir süre sonra yavaşladı, yarıştığı sürücünün kendisini geçmesine izin verdi. Şaşkınlıkla, neden böyle davrandığını sordum.

Verdiği cevap; “O usta bir sürücü, benden daha iyi araba kullanıyor, bunu hak etti” oldu. Bunu söylerken yüzündeki ifade takdir etmenin hazzını yansıtıyordu.

***

Bu olayı anlatan arkadaşım eşinden söz ediyordu. Aslında onu, belki birçoğunuzu şaşırtan bu tür davranışlar hayatı ne kadar saçma sapan yaşadığımızı gösteriyor. Olması gereken davranışlara rastladığımızda şaşırıyoruz. Çünkü büyük bir kısmımız bu hayatı bencilce yaşıyoruz.
Çağdışı “kurallara” sorgusuz sualsiz boyun eğip sessiz kalırken, hepimizin yararına olan kurallara uymamakta bir sakınca görmüyoruz.
Başkalarını dikkate almadan, onların haklarına saygı göstermeden yaşamak bizi rahatsız etmiyor.

Hayatı, herkesi geçmek zorunda hissettiğimiz bir yarış pisti olarak algılıyoruz. Takdir etmesini bilmiyoruz. Yorgunluktan bitap düşsek de yarışmaktan vazgeçmiyoruz. Kaybetmenin dayanılmaz üzüntüsü kazanmanın zevkini de elimizden alıyor.

Elimizden giden sadece yaşam zevkimiz değil, kendimize olan saygımız, çünkü başkalarına gösterdiğimiz saygı, kendimize duyduğumuz saygının da bir göstergesi.

Başkalarıyla ilişkimiz, kendimizle ilişkimizin bir aynası. Başkalarına saygısız davranıyorsak bilelim ki kendimize de farklı davranmıyoruz.
Başkalarıyla yarışmak ve onları geçmek üzerine kurulmuş bir yaşamda sık sık yenilgi duygusunu yaşamamız kaçınılmazdır.

Her daim galip gelmenin ruh haliyle yaşamanın tek yolu, sadece kendimizle yarışmaktır.

İşte o zaman kendimizi takdir edebilir, başkalarının takdir edilecek davranışlarını görebiliriz.

Saim Koç

saim koc

10 Haziran 1946 doğumlu Saim Koç, Ege Üniversitesi’nde iktisat eğitimi aldı. Bir süre gazetecilik yaptı. Değişik yayınlarda ekonomi üzerine yazıları çıktı. Yine aynı alanda konferans ve seminerler verdi.

1994 yılından itibaren Nil Gün’le birlikte bireylere ve kurumlara bireysel gelişim eğitimleri vermeye başladı.

Aynı yıl yine Nil Gün’le birlikte bireysel gelişim ve psikoloji ağırlıklı kitaplar yayımlayan Kuraldışı Yayınları’nı;

1995 yılında araştırma, inceleme ve tarih türlerinde kitaplar yayımlayan Aykırı Yayınlarını;

2006 yılında, edebiyat türünde kitaplar yayımlayan Hitkitap’ı kurdu.

Özsaygı – Öncelikler Listende Kaçıncı Sıradasın, İletişimde Ustalaşmak ve Beyaz Atlı Kurbağalar adlı kitapların yazarı olan Koç, uzmanlık alanı olan iletişim ve ilişkiler konusunda Koçluk da yapmaktadır.

Halen Eğitmenliğinin ve Koçluğunun yanı sıra Aykırı Yayınları ile Hitkitap’ın Yayın Yönetmeliğini de sürdürmektedir.

Yorum Yap